|
Halil Necati Coşan, Hicri 1324, Miladi
1906 yılında Çanakkale’nin Ayvacık
ilçesinin Ahmetçe köyünde dünyaya geldi.
Babası ve iki amcası muhtelif cephelerde
şehit oldukları için dedesi ve
dayılarının himayesinde yetişen Halil
Necati Coşan, 18 yaşında hem dedesinin,
hem de baba ve amcalarının müntesip
bulunduğu Gümüşhanevi Dergâhı
hülefasından Çırpılarlı Ali Efendi’ye
intisap ederek medrese tahsiline
başladı. Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile
medreselerin kapatılmasından sonra
Ahmetçe’ye dönerek hıfzını köyde görevli
imam Çankırılı Mustafa Efendi’den
tamamladı. 1928 yılında Şadiye Hanımla
evlendi, bu evliliğinden 7 çocuğu
dünyaya geldi.
1942
yılında çocuklarının eğitimi maksadıyla
İstanbul’a yerleşti. Kısa süre sonra
Gümüşhanevi Dergahı Postnişini Kazanlı
Abdülaziz Bekine (Rh.A.)’in, 1957’de
vefatından sonra da Mehmed Zahid Kotku (Rh.A.)’in
hizmetinde ve yakın sohbet halkasında
bulundu. Mehmed Zahid Kotku
Hocaefendi’nin 1980 yılında vefatından
sonra eğitim ve irşad hizmetini yürüten
oğlu ve Mehmed Zahid Kotku
Hazretleri’nin damadı Prof. Dr. Mahmud
Es’ad Coşan Hocaefendi’ye her konuda
destek oldu. Bu desteğini, Es’ad Coşan
Hocaefendi’nin 2001 yılında
Avustralya’da Hakk’ın rahmetine
kavuşmasının ardından aynı vazifeyi
üstlenen torunu Muharrem Nureddin Coşan
Hocaefendi için de aynen sürdürdü.
İstanbul’da kısa süreli ticari
meşguliyetten sonra Fatih Müftülüğü’nde
vazife alan Halil Necati Coşan, Ali
Yekta, Bekir Haki, Ömer Nasuhi Bilmen
Efendi gibi zevatla birlikte çalıştı ve
aynı daireden emekli oldu.
Kendi döneminde İstanbul’da yaşayan
münevverlerle teması oldu. Yahya Kemal,
İbn ül Emin Mahmut Kemal İnal ve Neyzen
Tevfik gibi kimselerle teşrik-i mesaisi
oldu.
1964’te Şadiye Hanım’ın vefatından sonra
Fatma Aliye Hanımla evlendi. Fatma Aliye
Hanım 1999’da Mekke-i Mükerreme’de vefat
etti.
Miladi
102, hicri 105 yılı aşan hayatı boyunca
inandığı değerleri fiilen yaşamayı,
etrafındakilere de bu güzellikleri
anlatmayı ve yaşatmayı gaye edinen; her
kesimden pek çok insanın saygısını,
sevgisini, gönlünü, duasını kazanan
Halil Necati Coşan’nın gerçek bir Veli
ve Hak dostu olduğuna büyük kalabalıklar
hüsn-i zann edegeldi.
Bize güler yüzünü ve nesebinin ulaştığı
numune-i imtisal Peygamber (sav)
Efendimizin güzel ahlakının bir örneğini
miras bırakan Halil Necati Coşan’ı
tanıyanlar, “Necati Amca”larının,
istikametine, zühdüne, takvasına,
verasına , sehasına ve sair güzel
ahlakına hüsn-i şahadet eder, veraset-i
nübüvvete eriştiğine hüsn-i zann eder.
Allah, Firdevs-i Âlâ’da Peygamber (sav)
Efendimize komşu eylesin, bütün
sevdikleriyle birlikte bizleri de Liva
ül Hamd sancağı altında buluştursun.
Yazdıkları bir şiirde kendi hayatlarını
şu şekilde özetliyorlardı:
“Aciz bir bendesiyim silsile-i tarik-i
Nakşbendiyenin
Selâtinini maiyet olmaya talip benim
divane gönlüm
Mesned-i ümidim oldu Ashab-ı Kehfin
Kıtmiri
Çünki Şah-ı Rusül Server-i Alemdir
muinim, şefim, rehberim.” |